Kütle çekimi ışığı kozmik bir mercek gibi büker
Büyük nesnelerin ışığı büktüğü kütle çekimsel mercekleme, doğal bir kozmik büyüteç görevi görür. Gökbilimcilerin evrenin derinliklerini görmesini ve karanlık maddeyi incelemesini sağlar.
Kütle çekimini uzayda dev bir büyüteç gibi düşünün. Buna kütle çekimsel mercekleme denir. Gökadalar veya kara delikler gibi büyük nesneler uzay-zamanı büker. Böylece arkalarındaki uzak kaynaklardan gelen ışığı büküp güçlendirirler. Einstein 1915'te bu etkiyi öngörmüştü. Bu etki, kütle çekimini doğal bir teleskopa dönüştürür. Milyarlarca ışık yılı uzaktaki zayıf sinyalleri ortaya çıkarır. Örneğin, uzak bir kuasardan gelen ışık birden fazla görüntüye ayrılabilir. Hatta öndeki bir gökada kümesinin etrafında çarpıcı "Einstein halkaları" oluşturabilir. Bu kozmik büyütme, gökbilimcilerin evrenin derinliklerine bakmasını sağlar. Erken gökadaları ortaya çıkarır ve karanlık maddenin gizemli dağılımını haritalandırır. Karanlık madde, evrenin kütlesinin yaklaşık %27'sini oluşturur.